Haberler
5 Temmuz 2009, Pazar 04:47:08
Reklam Vermek İçin iletisimyolu [at] gmail.com


Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Dünya Spor Sağlık Kültür Sanat Teknoloji Eğitim Yazarlar
• Sağlık Bakanı Recep Akdağ'a Yalan Söylüyorlar      • İşçi ve Bağ-kur Emeklilerine Zam      • Başbakanlık; Mutabakat Metnine Uyun.!      • Kpss İptal Edilecek mi?      • Başbakanlıktan Mutabakat Metnine Uyun Uyarısı      • Doktorun Kaşesini Çalıp Kendine İlaç Yazdı      • 2009/1'lerin Tercih Hakkı Var mı Yok mu ?      • Sağlıkçılara Özel Tatil Turu...      • Bingol'de Promosyon Sevinci      • Doktorların 'hasta Kapma'      • Rüşvet Alınırda Verilirde!      • Müdüre Kırtasiye Dayağı      • Hacı Adaylarına Domuz Gribi Dersi      • Tunceli'de 285 Okul Satılık      • İmamla Müezzin Karakolluk Oldu     
xxx
xxx
Sağlık Personeline Şiddeti Önlemek İçin Ttb'den Somut Öneri
31  Aralık  2008  Çarşamba
Sağlık personeline şiddeti önlemek için TTB'den somut öneri

Türk Tabipleri Birliği, sağlık personeline yöneltilen şiddetin suç sayılması gerektiğini belirterek, Türk Ceza Yasası'na eklenmesi istemiyle madde önerisi hazırladı.


TÜRK CEZA KANUNUNA EK MADDE ÖNERİSİ:
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar
Sağlık personelini etkileme ve sağlık hizmetini kesintiye uğratma


(1) Sağlık kuruluşlarında çalışan sağlık personeline yerine getirdiği sağlık hizmeti nedeniyle yapmaması gereken bir işi yapması veya yapması gereken bir işi yapmaması için emir veren veya baskı yapan veya nüfuz icra eden veya her ne suretle olursa olsun hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs eden kimseye iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Bu fiiller sonucunda sağlık hizmeti kesintiye uğramışsa yukarıdaki fıkraya göre belirlenen ceza yarı oranında artırılır.

TEKLİF GEREKÇESİ

Son yıllarda başta hekimler ve hemşireler olmak üzere sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan sağlık personeline yönelik şiddette çok ciddi artış görülmektedir.

Yapılan bazı çalışmalarda, şiddetin diğer iş yerlerine göre en çok sağlık alanında ortaya çıktığı, sağlık alanındaki iş yeri şiddetinin, diğer sektörlerdeki şiddetten doğası gereği farklılıklar gösterdiği ifade edilmiştir. Bir çalışmada, sağlık kurumlarında çalışmanın, diğer iş yerlerine göre şiddete uğrama yönünden16 kat daha riskli olduğu belirtilmiştir.

Sağlık personeline yönelik şiddetle ilgili yapılan çalışmalarda şiddetin nedenleri arasında; toplumsal şiddet ortamı, sosyo-kültürel düzey, sağlık politikalarına ve hizmetlerine yönelik tepki, neoliberal politikaların hastayı müşteriye indirgeyen etkisi, acil servislerde yaşanan eksiklikler, içeriği boşaltılan hasta hakları, çalışma koşullarının olumsuzlukları, hekim-sağlık çalışanları eksikliği, politikacı ve yöneticilerin olumsuz tutumu, medyanın rolü sayılmaktadır.

Tabip Odalarının raporlarına göre hekimlerin en çok maruz kaldığı fiiller öldürme, yaralama, hakaret ve tehditdir. Bu saldırılar;
• Acil servislerde kendi hastasına öncelik verilmesini isteyen hasta yakınları tarafından tıbbi aciliyet durumuna göre hastalara müdahale eden hekimlere,
• Poliklinik hizmetlerinde hasta hastayı görmeden sağlık karnelerine ilaç yazamayan hekimlere,
• Hasta ya da yakınlarının istediği reçeteyi değil hastayı muayene ederek kendi koyduğu tanıya uygun reçeteyi düzenleyen hekimlere,
• Poliklinikte nüfuza göre değil sıraya göre hastaları görmekte ısrar eden hekimlere,
• Poliklinikte fazla beklediğini düşünen hasta yakınları tarafından, hastanın hastalığına göre gerekli süreyi ayırmakta ısrar eden hekime,
• Hastalarının iyileşmemesi ya da ölmesi halinde bundan sorumlu tutulan hekimlere
yönelmektedir.


Yöneltilen tehdit, baskı ve şiddet nedeniyle Sağlık hizmetini özerk, yararlı ve adaletli bir biçimde sunmak hekimler için gitgide daha da zor hale gelmektedir. Bu durumdan sadece hekimler ve sağlık personeli değil diğer hastalara verilen sağlık hizmeti de olumsuz etkilenmektedir.

Bilindiği üzere Anayasa’nın 56/3.maddesinde; herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenlemek devletin yükümlülükleri arasında sayılmıştır. Kuşkusuz bu yükümlülük, söz konusu hizmetin ilgili mesleki yükümlülükler ve standartlara uygun olarak yapılmasını da beraberinde getirmektedir. Nitekim Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu; Biyoloji Tıbbın Uygulanması Bakımından İnsan Hakları Ve İnsan Haysiyetinin Korunması Sözleşmesi’nin 4.maddesinde sağlık alanında herhangi bir müdahalenin, ilgili mesleki yükümlülükler ve standartlara uygun olarak yapılması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nün 6.maddesinde ise tabip ve diş tabibinin, sanat ve mesleğini icra ederken, hiç bir tesir ve nüfuza kapılmaksızın, vicdanî ve meslekî kanaatine göre hareket edeceği ifade edilmiştir.

Tüm bu kurallar, insan yaşamıyla doğrudan ilişkisi olan sağlık hizmetinin uygulanması sırasında, bu hizmeti verecek kişilerin alacakları kararlarda ve yapacakları işlemlerde hiçbir baskı ve etki altında kalmamalarını gerektirmektedir. Sağlık hizmetinin bir ekip işi olması nedeniyle, yalnızca tabip ve diş tabiplerinin değil ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer sağlık personelinin de hukuksal koruma altında olması gerekeceği açıktır.

Sağlık hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi ise ancak güvenli ve sağlıklı çalışma koşullarıyla mümkün olacaktır. Güvenli ve sağlıklı çalışma ortamı; sağlık hizmetinin sunulabilmesinin, bireylerin tedaviye ulaşma haklarını kullanabilmesinin bir diğer deyişle hasta haklarının korunmasının da ön koşulunu oluşturmaktadır. Sağlık hizmetinin kamusal niteliği göz önünde bulundurulduğunda, sağlık personelinin hukuka aykırı fiillerle etki altına alınmasının aynı zamanda kamuya karşı işlenen bir fiil olduğunun kabulü de zorunludur.

Bu nedenlerle maddeyle, sağlık personeline emir vermek, baskı yapmak, nüfuz icra etmek veya her ne suretle olursa olsun hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs etmek fiilleri ceza yaptırımına bağlanarak, sağlık personelinin mesleki bağımsızlık ve güvenlik içinde çalışması hukuksal koruma altına alınmıştır.

Maddenin son fıkrasında ise ağırlaştırıcı nedene yer verilmiş, söz konusu fiillerin “sağlık hizmetinin kesintiye uğraması” sonucunu doğurması halinde uygulanacak cezanın yarısı oranında artırılacağı belirtilmiştir

medimagazin

_______________________________________________________________________________________________________
13454 kez okunmuştur. Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Sayfayı Yazdır Facebook' a Ekle


112acil / 31.12.2008

Üzerinde T.C.Yazan Türkiye Haritası ve Türk Bayrağıyla Hizmet eden 112 Acil Personeline yapılan Haksız saldırılarda cezasız kalmamalı.657 Hakları Tanıtımı ile Kötü Niyetli Vatandaşlar uyarılmalı...


Hasta Taşıyan Ambulans Takla Attı: 4 Yaralı
Hasta taşıyan ambulans takla attı: 4 yaralı

Sağlıkta 3 Kadroya Atama Kararı
sağlıkta 3 kadroya atama kararı

Gitti Devletin 400 Lirası Daha
Bir askerlik sonrası dönüş kararı daha
Sayın Bakanımızdan Bir Rica
Hastanelerde Yemek Yiyen Personel Para Ödeyecek
Eski Ssk Personellerini Sevindirecek Hukuk Zaferi
Bakanlığın Elinde 6416 Boş Vizeli Posizyon Bulunuyor
Sağlık Bakanlığı Sıfır Puanla Eleman Alacak
Bir Müdür 45 Bin Kişiden Sorumlu Olur mu
Hemşirelik Hizmetleri Yönetmelik Taslağı
Tıbbi Sekreterlere Büyük Haksızlık 2
Cerrahların Unutkanlığına
Sorun Böyle Çözülür..
Umke, Gazze Yolcusu
Eş durumu ile ilgili çok önemli açıklama
Hastanelerde 'e-randevu' Dönemi


Etiketler Sağlık ,Personeline ,Şiddeti ,Önlemek ,İçin ,Ttb'den ,Somut ,Öneri ,




DATALiNK REKLAMLARI

 
 
________________________  

15 Mayıs Son Gün
Kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personel için yazlık kılık ve kıyafeti uygulaması 15 Mayıs'da başlıyor. Bu kapsamda memurlara yaz aylarında kravat ve ceket zorunluluğu kalkıyor.
Kullanici Adi :
Sifre :
Sifremi Unuttum | Uye Ol


Haberler
Haber Data © 2006-2008 Tüm hakları saklıdır. / ANKARA
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Sitene Haber Ekle
Rss Akışı
xxx